BARIŞA OYNA ÇALIŞMAMIZA START VERİYORUZ! / WE ARE STARTING THE RECONCILIATION GAMES!

Ağrı ve Kars illerinde yaşayan 8 yaş üzeri çocuklara yönelik Barışa Oyna çalışmamız, bir süre önce Avrupa Birliği’nin Sivil Düşün Programı’ndan destek almaya hak kazanmıştı. Bu çalışma ile bölgede yaşayan çocukların kültürel miraslarına sahip çıkmaları ve korumalarına yönelik bir oyun programı sunacağız. Somut olmayan kültürel mirasın bir parçası olan oyunlar üzerinden, çocukların yaşadıkları toprakların zenginliği ve çeşitliliği konusunda bilinçlenmelerini sağlayarak, onları korumaya teşvik edeceğiz.

Kars ve Ağrı, Türkiye’nin Kuzey-Doğu’sunda İran ve Ermenistan sınırı boyunca uzanan iki önemli kenttir. Ancak her iki kent de, kendine özgü pek çok sosyal ve ekonomik sorunla yüzleşmek zorunda olup, bölgesel gelişmişlik sıralamalarında listenin çok gerisinde kalmaktadır. Bölgedeki kapalı sınır kapıları sadece ciddi bir ekonomik kayba sebep olmakla kalmayıp sınırın öte tarafındaki yaşama dair bir algının gelişmesine de engel olmaktadır.

Geliştirdiğimiz oyun programında, BoMoVu’nun savunduğu beden hareketinin getirdiği diyalog gücünü oyunlara dayandırarak çalışmalarımızı gerçekleştireceğiz. Amacımız, kültürel mirasa sahip çıkarak, çocukların çevreleriyle kurdukları ilişkide sosyal içermeyi temel alan barışçıl bir ortamın gelişimine katkıda bulunmak ve böylece kapalı olan sınırın ötesindeki yaşam ile ilgili algıyı iyileştirmek.

Çalışmanın ilk aşamasında BoMoVu olarak, Amsterdam’daki Anne Frank House müzesinin Aralık 2015 tarihinde gerçekleştirdiği “Önyargı, Ayrımcılık ve Eşit Haklar Hakkında Eğitmenlik” adlı seminerden edindiğimiz bilgilerle spor yoluyla barışmaya odaklanan bir oyunlu öğrenim yaklaşımı geliştireceğiz. Anne Frank House’un yanı sıra Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği SEHAK’tan danışmanlık desteği alarak hazırlayacağımız bu beden odaklı öğrenim yaklaşımında, sporun kendi bünyesinde barındırdığı hoşgörü, kapsayıcılık, eşit haklar, erdem, haz, mutluluk, sevgi ve saygı gibi değerleri ön plana çıkarmaya odaklanacağız. Bu süreçte, barışma yöntemlerinin bedenselleştirilmesi ve oyunlu programların yarattığı sosyal fayda konusunda uzmanlarla danışacağız.

Amacımız, Ağrı ve Kars illerinde kültürel mirasın korunması için çalışmalar yürüterek toplumsal barış ve anlayış ortamına destek olmak. Bu kapsamda on kişilik çocuk gruplarında her iki şehirde beşer kere uygulanacak oyun programları için, yerelde çocuklara yönelik çalışmalar yürüten örgütlere ulaşarak oyun programları teklif edeceğiz. Mayıs ayına yayılan oyun uygulamaları sonunda edindiğimiz izlenim ve deneyimlerle de programın yararları dışında, bölgede yaşayan çocukların kültürel mirasa sahip çıkma, birliktelik ve paylaşım değerlerinin korunması konusundaki fikirleri hakkında bilgi veren, iç ve sınır ötesi iletişimin gelişiminde yapılması gereken gelecek çalışmaların önünü açan ve beden hareketi gibi alternatif araçların kullanılmasını teşvik eden bir izlenim raporu hazırlayacağız. Bu raporu, sporu araç olarak kullanmak isteyen tüm sivil toplum kuruluşları ile paylaşacağız.

Beden hareketi ve sporun, insanların davranışlarını ve dünyayı görme biçimlerini etkilediğine inanan BoMoVu ekibi olarak, bizim için oldukça heyecanlı olan Barışa Oyna çalışmamızın gelecek detaylarını sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz!

//

The Reconciliation Games targeting children aged 8 and above in Ağrı and Kars has recently earned the support of European Union’s Sivil Düşün Program. With this initiative, we will present an educational program designed for encouraging children living in these regions to claim their cultural heritage and protect it. Games being a component of intangible cultural heritage, are a tool for gaining consciousness about the richness of the lands they live on and its diversity, in order to protect it.

Kars and Ağrı are two important cities of Northern-East Turkey that stretch along the Iranian and Armenian borders. But both of those cities are confronted to very specific and local social and economical problems that put them in a situation of low regional development. The closed border does not only affect the economy of the regions, it also represents an obstacle to the development of a perception about the life on the other side of the border.

With the developed game program, the idea of the power of dialogue enabled by body movement which is a principle that BoMoVu defends, will be embodied by the games. Our objective is to support the development of a peaceful environment enrooted in social inclusion for children who create a relation with their surroundings, while promoting their cultural heritage. Hence, they will have a chance to ameliorate their perception of the life on the other side of the closed border.

At the first stage of the initiative, with the information gathered as BoMoVu at the Anne Frank House museum’s December 2015 seminar on “Teaching about Prejudices, Discrimination and Equal Rights”, we will be developing a didactical approach that focuses on reconciliation through sport. Along with the Anne Frank House, the Civil and Ecological Rights Association (SEHAK) will provide us their advisory support while developing this tool based on physical activity that we hope will reflect the values embedded in sport such as tolerance, inclusion, equal rights, virtue, pleasure, love and respect. In the process, we will ask the supervision of experts on reconciliation methods through the embodiment and the social benefits created by playful education.

Our aim is to support the social peace and understanding environment through working on the preservation of cultural heritage in Ağrı and Kars. In this framework, we will reach out to local organisations working with children to propose them our educational program that will be implemented 5 times in each region for groups of ten each. The implementation of the programs will take place during the month of May and will be followed by an inquiry work that will reflect our impressions and experiences about the benefits of the program, accompanied by the ideas of children worked with about preserving cultural heritage, preserving values of unity and sharing. We hope this impressions’ report to give insights on future possibilities about development of communication inside and beyond borders and will encourage the usage of body movement as an alternative learning tool. We will share this report with all civil organisations who want to use sport as such.

As BoMoVu’s team, we believe that body movement and sport has an impact on people’s behaviours and on their point of view upon the world. This initiative is for us a source of great excitement for which we will continue to give updates!