BARIŞA OYNA TRAKYA’YA GELİYOR!

Kafkasya sınırlarında yaşadığımız deneyimden sonra, Barışa Oyna yeniden harekete geçiyor.

Avrupa Birliği’nin Sivil Düşün programı sayesinde, Barışa Oyna ikinci kez Türkiye’nin sınırlarında, çocuklarda sınır ötesi algısı üzerine çalışmaya hazırlanıyor.

Çalışmamıza Aralık 2016’da başlayacağız ve Trakya bölgesinde yol arkadaşı arayışımız başladı…

Barışa Oyna Trakya’da:

Osmanlı ve Bulgaristan Krallığı arasında yaşanan şiddetli çatışmalar sonucu 1362’de Osmanlı topraklarına dahil olan Edirne, 200 sene boyunca bir imparatorluğun başkentliğini yapmıştır. 1800’lerde iki defa Rusların işgaline uğramış, 1900’lerde Balkan savaşlarında Trakya ikiye ayrılmış ve Edirne’nin bulunduğu topraklar Osmanlı’da kalmıştır. 1920’lerde Yunanların himayesine girip, Yunan Türk savaşları sonucu yeniden geri alınmıştır. Bu topraklar durmadan el değiştirmiş, sık sık yeniden çizilen sınırlarla  farklı kimliklere bürünmüştür. İçinde yaşattığı kültürler de tarih boyunca artmış ve azalmıştır. Edirne, 1893 ile 1930 yılları arasında göçe zorlanan ve Balkanlar’dan çoğunlukla Trakya ve Marmara bölgesine göç eden onbinlerce muhacire ev sahipliği yapmıştır. 14 ve 15. yüzyıllarda Rumeli vilayetine göç eden Roman halkını ve 1492’de İspanya’dan zorla göç ettirilen Yahudi halkarını içinde barındırmıştır. Ancak, 1934 yılı yaz aylarında Edirne ve çevresinde hızla yayılan, dönemin medyası tarafından Yahudi aleyhtarlığı olarak tabir edilen anisemitizm dalgası sonucu Trakya Olayları diye anılan, binlerce Yahudi’yi göçe zorlayan acı olaylar yaşanmış ve Türkiye’nin yakın tarihinin gizlenen, bilinmeyen ya da öğretilmeyen bir travması olarak Yahudi cemaatinin hafızasına kazınmıştır.

Değişen sınırlar, içinde yaşayan toplumların sınırötesi algısına yansımış ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilinmez bir tarihin önyarglarını bugüne kadar taşımıştır.   Toplumsal hafıza, bir toplum için varoluşsal değerdedir. Unutulan ya da kaybedilen değerleri hatırlamak, acıları sahiplenmek ve inkar etmemek, beraberliğin olduğu barış dönemlerini hatırlamak, bir toplumun iyileşmesini, iyiye gitmesini sağlayacaktır. Bölgenin yaşayan en eski halkı olan Roman’lar başta olmak üzere, yeni göç dalgalarıyla gelen çeşitli etnik kökenden insanın birlikte yaşadığı, Yunanistan ve Bulgaristan’a sınır olan, Türkiye’nin en zor koşullardaki geri gönderme merkezlerinden birini içinde barındıran, Avrupa’ya güvenli bir geçiş kapısı olması umuduyla sığınmacıların akınına uğrayan fakat hüsranla son bulan eylemlerin yaşandığı kritik konumda bir şehir olan Edirne için, bu iyileşme daha da büyük önem taşımaktadır.

Biz BoMoVu olarak, spor ve beden hareketini kullanarak insanların dünyaya bakış biçmini ve davranışlarını etkileyebileceğimize inanıyoruz.  Sporu ve beden hareketini sosyal faydaya dönüştürmek için programlar geliştiriyoruz ve aynı zamanda toplumun her alanında olduğu gibi sporun içinde de  varolan ayrımcılıklarla mücadele ediyoruz. Ayrımcılık ve önyargılarla mücadele araçları çoğunlukla dil ve sözlü anlatımı kullanırken, beden, hareket ve bir beden olarak varolmak ve ötekinin beden olarak varolduğunu tanımak yeni gelişmekte olan araçlar arasına girmeye başlıyor.

Barışa Oyna oyun programı, 2015 yılının Aralık ayında Anne Frank House’un “Önyargı, ayrımcılık ve eşit haklar hakkında eğitmenlik” adlı seminerinden ve BoMoVu ekibi üyelerinin spor ve beden hareketini sosyal faydaya dönüştürme yolunda yaptıkları bireysel çalışma deneyimlerinden yola çıkılarak geliştirilmiştir. Bu oyun programının öncelikli amacı, oyunların bünyesinde barındırdığı özgürlük alanından faydalanarak çocukların sınır ötesi algısını iyileştirmektir. Bunu yaparken, kültürel mirasın önemli bir parçası olan geleneksel çocuk oyunlarını kendimize araç edindik. Sporun bünyesinde barındırdığı hoşgörü, kapsayıcılık, eşit haklar, erdem, haz, mutluluk, sevgi ve saygı gibi değerleri oyunlar aracılığıyla ön plana taşıyarak, çocukların çevreleriyle kurdukları ilişkide sosyal kapsayıcılığı temel alan barışçıl bir ortamın gelişimine katkıda bulunarak bu bölgede yaşamaktan kaynaklı öteki olarak algıladıkları bütün kimlikler hakkında edindikleri önyargıları tanımaları ve sorgulamalarına yardımcı olmayı amaçlıyoruz.