Cinsiyetçi olmayan ortamda Muay Thai öğrenen kadınların beden algısı

Eleştirel Spor programımız çerçevesinde, Nisan 2017’den beri Açık Toplum Vakfı’nın desteğiyle devam eden Kadından Kadına Muay Thai antrenmanlarına katılan kadınlarla yaptığımız ikinci dönem ankette Tayland boksu antrenmanlarına katılan kadınların kendi bedenleriyle nasıl bir değişim ve deneyim yaşadıkları, başkalarının bu değişimleri nasıl yorumladıkları, başkalarının bedenini nasıl yorumladıkları gibi konularda sorular sorduk.

Bugüne kadar Kadından Kadına Muay Thai antrenmanlarımıza 133 kadın kayıt alınmış, 91 kadın  en az bir kere antrenmanlara katılmış, haftalık ortalama 14 kadın antrenmanlara devam  ediyorken şu ana kadar toplam 22 kere antrenman yapılmıştır.

 

Bu bağlamda, Temmuz 2017 dönemi anketini 14 kadın cevapladı.

 

 

  • Kadınların kendi beden algısı

Ankette verilen cevaplara göre, antrenmanlara katılan kadınların %43’ü bedeninin görünür şekilde değiştiğini düşünüyor. Bu değişiklikleri değerlendirirken ise, kadınların %36’sı kaslarının kalınlaştığını söylüyor.

 

Kadınlar spor yaptıkça az incelme tespit ettikleri gibi, kol, bacak ve omuzlarının kalınlaştığını ve boyun, karın ve kalçalarının sertleştiğini görüyor.

Bedenlerindeki bu değişimlere dair nasıl hissettiklerini sorduğumuzda kadınlar olumlu veya olumsuz değerlendirmelerde bulunuyor:

 

Kollarımın ve bacaklarımın güçlenmesini fakat kalınlaşmasını veya görünür bir kasım olmasını  arzulamıyorum.

Sanki şu an vücudumun kontrolü bana doğru geçiyor.

Aynı yolu yürüyüp daha az yoruluyorum. Elimde yük taşırken de daha az yoruluyorum. Yukarıdaki ipe çamaşır asarken eskiden kollarım kopardı. Artık böyle bir sorun yok.

Durduk yere koşma isteği geliyor , daha enerjik hissediyorum.

Daha geç yoruluyorum, daha dayanıklı hissediyorum.

Güçlenmeyi hissettiğim şey zihnen daha çok. Kendimi koruyabilirim algısı bana güven veriyor.

Bu genel hissiyatın ötesinde, kadınların çeşitli durumlarda varsa belli hissiyatları işaretlemelerini istedik. Buna göre, Muay Thai öğrenen kadınların çoğunluğunun gece yalnız sokakta, gündüz kalabalık sokakta, işte/toplantıda kendilerini “emin” hissettikleri; spor salonunda, aile ile, tek başına aynaya bakarken “mutlu” hissettikleri; spor yapan başka kadınlarla ve arzulanan kişi ile “güç sahibi” hissettikleri; ve spor yapmayan başka kadınlarla aynı ortamdayken “bedensel anlamda üstün” hissettikleri ortaya çıtı.

Bu duygulanımları değerlendirmelerinde ise öne çıkan açıklamalar çoğunlukla enerjik, motive ve iyi hissetme iken, bazı katılımcıların açıklamaları aşağıdaki gibi oldu:

Yemeğimi azaltmadığım için kilo vermedim ama genelde iyi hissediyorum.

Kendimi bedenen bütünüyle daha sağlıklı, dayanıklı, dinç ve zinde hissediyorum.

Özgüvenim daha yüksek.

Bu bana doğru yolda olduğumu ama daha yolun çok uzun olduğunu hissettiriyor.

Kötü hissettirmiyor çünkü bedenen değil aslında ruhen kendimi daha rahatlamış hissetmek beni daha çok ilgilendiriyor. Bu aktivite beni ruhen rahatlatıyor.

Bu yorumlara göre değerlendirmeler arasında kadınlar, kilo vermek için spor yapıldığı, özgüvenini arttırdığını, bütünlüklü bir hedefin parçası içerisinde olduğunu, ve bedenin ruhtan ayrı olup spor yaparken ruhunu rahatlattığını düşündüklerini dile getiriyor.

 

  • Başka insanların spor yapan kadınların bedeni hakkındaki yorumları

 

Bedenindeki değişimleri değerlendirirken, kadınların etrafındaki başka insanlardan aldıkları yorumların hangi yönde olduğunu sorduk. Bu anlamda, aynı yaştaki kadın arkadaşlar, daha yaşlı kadınlar ve annelerden pozitif yönde yorumlar aldıklarını; daha genç kadınların, sevgilinin, erkek olan arkadaşlardan, babanın, ailedeki diğer erkeklerin ve antrenmandaki diğer kadınların kaygısız ve nötr oldukları; ve nadiren sevgiliden veya erkek olan arkadaşlardan negatif yönde yorumlar aldıkları ortaya çıktı.

Etrafındaki insanların bu değerlendirmelerini ise kadınlar aşağıdaki şekilde yorumluyorlar:

Genelde arkadaş çevrelerinden daha enerjik ve fit olduğuma dair yorumlar geliyor. Aile daha çok işin sağlık kısmıyla ilgili memnuniyetini dile getiriyor.

Bana ‘ yürüyüşün şekli değişti ‘ diyen oldu.

Kollarımı gösterdiğim zaman spor yaptığımı bilmeyenler “spor mu yapıyorsun” dedi, spor yaptığımı bilenler “kolların fark etmiş”, “sporcu kolu gibi olmuş”, “hayalimdeki kollar” dediler.

Ancak bu derslere katıldığımı söylediğim hemcinslerim heyecanlanıyor ve acaba ben de gitmeli miyim diye soruyorlar.

Erkekler genelde feminist kelimesinden bile ürktükleri için her zamanki kötü mizahlarına alet ettiler ama gülüp geçtim, erkekleri umursamamayı öğrendim sanırım.

 

  • Kadınların antrenmanlar üzerinden bedenleriyle ve başkalarıyla ilişkilenmesi

Başkalarının yorumlarının yanı sıra, cinsiyetçi olmayan Muay Thai antrenmanlarına gelen kadınlar antrenman sırasında kendisinin ve antrenörün bedeninden biraz bahsedip antrenörün bedenine baktıkları; ve başka kadınların vücutlarına rahatsızlık vermeden bakmakla birlikte asla hakkında yorumda bulunmadıkları ortaya çıkıyor.

 

Antrenmanlara katılan kadınların %85,7 başka kadınları da çağırıyor. Bunu yaparken ise kadınları ikna etmek üzere söyledikleri aşağıdaki gibidir:

 

Genel olarak vücutlarının güçlenmesini herhangi bir saldırı ihtimaline karşı kendilerini koruyabileceklerini anlatıyorum.

Hem fiziksel hem de duygusal deneyimimden bahsediyorum.

Bazen. Özellikle kilo vermek isteyenlere sıkılaşmak için iyi bir yöntem olduğunu ve onun dışında güçlenmek için yardımcı olduğunu söylüyorum.

Evet, genelde ne kadar deşarj olduğumdan bahsediyorum. Bazen kolumda oluşmaya başlayan küçük kası da gösteriyor olabilirim 🙂

Genel olarak kadınların birlikte güçlü olmasından bahsediyorum.

Buna başlamış olmanın ve birkaç hareket öğrenmenin bile beni güvende hissettirdiğinden bahsediyorum.

Çağırmalarına rağmen antrenmanlara katılmayan kadınların neden gelmedikleri konusunda ise,

Dövüş sporlarıyla ilgilenmiyor ve başkalarına karşı şiddet kullanmak fikrinden hoşlanmıyor olmak.

Veya

Gelmek istemeyenler genelde çok fazla sivil toplum ortamıyla alakası olmayan  ve girdikleri ortamda kullanılan dile, kültüre yabancı kalmaktan çekinen kişiler olduklarını düşünüyorum.

Gibi olumlayıcı sebepler verilirken, spor yapan kadınların çoğu gelmek istemeyen başka kadınlar hakkında genellikle yargılayıcı yorumlarda bulunuyor:

Sanırım sadece erteliyor ve üşeniyorlar. Ya da bunu devam ettirecek inancı kendilerinde görmüyorlar.

İşin ucunda hareket ve fiziksel aktivite zorunluluğu olduğu için ülkemizdeki her insan gibi bahane uyduruyorlar ve başka işleri olduğunu ya da sağlık sorunları olduğunu söyleyip geçiştiriyorlar

Evet ancak çevremdeki kadınlar genellikle pasifize olmayı bir konfor alanı haline getiren tipler. Bu yüzden katılım konusunda isteksizler.

Bu antrenmanlara en çok kimin de katılmasını istediklerini sorulduğunda ise, katılımcılar işteki kadın arkadaşlarının, kız kardeş veya ablalarının ve genel olarak kendini güçsüz ve güvensiz hisseden herkesin gelmesini istedikleri ortaya çıktı. Bunun sebebi olarak ise:

Kurumsal bir şirkette çalışıp en lüks spor salonlarına binlerce lira döküp bir türlü düzenli olarak gidemeyen arkadaşlarım gelsin istiyorum. Hem kadın dayanışmasının güzelliğini tatmaları hem de başka bir seçenek olduğunu görmeleri için.

Çünkü onun tacizcilere karşı paranoyasının boyutlarını ve yaşam kalitesini nasıl düşürdüğünü biliyorum.

Güçlü bir kadın olması için ve sosyalleşmesi için.

İş yerindeki kadın arkadaşlarımın çünkü bedenlerine daha da düşman olacak şekilde ve fiziksel aktiviteden uzak bir hareket yaşıyorlar. Bedenlerini beğenmiyor ama yine de sürekli şikayet ediyorlar. Ya da dışarıdaki taciz vakaları hakkında sürekli söyleniyorlar, korkuyorlar ama hiçbir aksiyon almıyorlar.

 

  • Cinsiyetçi olmayan antrenmanlara katılan kadınların karma spor salonları hakkındaki fikirleri

Bu antrenmanlara katılan kadınların %50’si halihazırda başka spor salonuna gidiyor iken, istemesine rağmen %21’inin imkanı yok. Kadınların yarısı ise cinsiyetçi bir mekanda bulunmak istemediğini kaydetti.

Buna yönelik, karma mekanlara gitmek istemeyen kadınlar sebeplerini şu şekilde açıklıyor:

 

Vücudun anormalleştirildiği ve belli amaçlar için belli biçimlere sokulduğu yerler olarak görüyorum.

 

Biz beraber spor yaparken hakikaten eğleniyoruz, ve yukarıdaki soruların bazılarına cevap vermesi zor ama birbirimizin bedenine dair konuşmak da, motive etmek de, bunu beraber deneyimlemek de harika. Başka yerlerde bunun böyle olmayacağından eminim. Hep o eril dile ve göze tutsak yaşanıyordur diye tahmin ediyorum.

İnsanların kendilerini ön plana çıkarma yarışında olduğu yerler.

Güzellik algısının ön planda olduğu yerler.

Buna karşılık olarak bazı kadınlar o mekanların nasıl yerler olduğunu bilmediğini veya amacına bağlı olarak farklılıklar sergileyebileceklerini söylüyor.

Antrenmanlara katılan kadınların %28’i karma ve normatif spor mekanlarına zaten gidiyor ve bu mekanları aşağıdaki gibi yorumluyorlar:

Normal. Benim için rahatsız edici ya da çok çekici bir tarafları yok. Ayrıca tahminimce hepsi birbirinden farklıdır.

Daha rahatsız , mekana alışıp insanlarla tanıştıktan sonra bile sürekli seksizm ile mücadele etmen gerekiyor. Bakışlar rahatsız edici olmasa da her an taciz edilme ihtimalinin verdiği bir rahatsızlık var.

Benim için cinsiyet ayırıcı bir anlam ifade etmiyor. Kadınlar, erkekler ya da 3. cinsiyetten insanlarla rahatlıkla derse girebilirim. Ortak bir amacın olduğu herhangi bir yerde kendimi rahat hissediyorum.

 

Spor salonları dışında, antrenmanlara katılan kadınların %64’ü evde egzersiz yapmaya başladığını kaydetti.