HEDEFLERİMİZ / OBJECTIVES

BoMoVu olarak, fiziksel aktivitelere ulaşımın bir hak olduğuna ve zengin veya engelsizlere mahsus bir lüks olmaması gerektiğine inanıyoruz.

Çoğu spor dalı, rekabet ve mükemmeliyetçilik adına sporcuları bazı fiziksel koşullandırmalara tabi tutup, sporun getirebileceği mutluluğu ve iyi hissedişi bir kenara atıyor. BoMoVu olarak spor alanında fırsat eşitliği hakkını savunuyoruz ve kişilere fiziksel özellikleri temelinde ayrımcılık yapan normatif yaklaşımın karşısında duruyoruz.

Sosyal baskılardan dolayı çoğu spor dalı erkeklere yönelik olarak tasarlanıyor ve bu sporlara kadınların erişimi zorlaşıyor. Biz, kadınların fiziksel kapasiteleri hakkındaki bu tür önyargıları kırmak istiyoruz.

Göçe zorlanmış kişilerin mekan algısı farklı şekillenir. BoMoVu olarak bu kişilerin hareketliliklerini belirleme konusunda destek almaları gerektiğine inanıyoruz. Çoğu fiziksel engelli kişi bedenini hareket ettirebiliyor. Ancak spor alanındaki genel normatif yaklaşım yüzünden bu insanların çoğu zaman belirli hareket türlerinden mahrum bırakılıyor. Bir insanın bir bedeni varsa, onu nasıl hareket ettireceğine kendisi karar verir ve bu en doğal hakkıdır. Bizim görevimiz, bu insanın hakkına erişmesini sağlamaktır.

Korunmaya muhtaç çocuklar, mülteci çocuklar, yerinden edilmiş çocuklar ve refakatsiz göçmen çocukların da hayattan zevk almalarına ve genç bedenlerini geliştirmeye hakkı olduğuna inanıyoruz. Genç kızlara, başkasının ihtiyaçları adına değil, kendi mutlulukları için vücutlarını kullanmalarında yol gösterici olmak istiyoruz.

Ayrıca, kızlara doğrudan çarpışmadan kaçınmakla birlikte şiddetten korkmamaları gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. Amacımız, şiddetin karşısında sessiz kalmayıp tavır almalarını sağlamak. Aynı sebeplerle genç erkekleri şiddet ve fiziksel karşılaşmalarında etiksel bir çerçeveye yönlendirmek istiyoruz.

Mahpus kişiler, dünya ile bağlantıları kesilmiş halde, toplumun dışına itilerek yaşıyor. Özgürlükleri bedensel marjinalizasyon yoluyla kısıtlanıyor. Onların dış dünyaya geri kazandırılmalarının bir yolu olarak beden aktivitelerine destek olmak ve özgürlük duygusunu vücutları üzerinden kazanmalarına yardımcı olmak istiyoruz.

Tüm sporcular yaptıkları fiziksel aktiviteler sayesinde mental ve fiziksel iyileşmeyi deneyimlemiştir. Bu anlamda biz, sporcuların uzmanlaşmış bilgi ve becerilerini ihtiyaç sahibi gruplarla buluşturmak istiyoruz.

Amacımıza ulaşmak için, kısa ve uzun vadeli antrenman programları tasarlayıp, insanların mutlu bir hayata kavuşmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz.

 

//

 

As BoMoVu, we believe that access to physical activities is a right and should not be considered as a luxury reserved for the affluent or physically abled.

Most of sports dictate certain physical requirements for the sake of competitiveness and perfectionism, leaving aside the happiness and well-being that sport is supposed to provide.  BoMoVu is defending the right to equal opportunity in sports and challenging this normative approach that discriminates against persons on the basis of their physical characteristics.

Because of social pressures, most of sports are designed especially for men and women have harder access t to them. We want to break the prejudices surrounding women’s physical capacities.

The perception of space shapes differently within people who were forced to migrate and we think it is necessary that they receive support in defining their mobility.

Most of physically disabled people can move their body and we believe that normative approach to sports should not restrict their access; if a human has a body, it is her basic right to be able to decide how she wants to move it. Our duty is to provide access to their rights.

Children in need of protection, refugee kids, children victims of displacement, unaccompanied migrant children also have the right to enjoy life and to develop the capacities of their young body.

We want to show the way to young girls for using their body for their own pleasure instead of growing with the idea that their body is made to please the needs of others.

Also, we want to help girls to not fear violence but to avoid direct impact while finding ways to answer and not stay silent in front of violence. And we want to guide boys towards an ethical frame regarding violence and physical encounter.

Prisoners are ostracized from the society with the aim to restrict their contact with the world. Their freedom is limited by physical marginalization from the society. We want to support their physical activity on their way to reintegrate the outside life and recover the feeling of freedom through their body.

All sports practitioners have experienced mental and physical improvements in their lives thanks to physical activity, and we want to share our specialized knowledge and skills to reach that end with vulnerable groups in Turkey.

To reach our goal, we design short and long-term physical training programs to help people integrate into a happy life.