Onside toplantısında feminizm ve spor

Şubat 2019’da BoMoVu’nun kurucularından Nil Delahaye, 3 yıldır destekçimiz olan Women Win’in Amsterdam’da organize ettiği ONSIDE toplantısına katıldı.

Bu toplantının amacı, sosyal amaçla spor aracını kullanan çeşitli ülkelerden feministleri biraraya getirmek ve  tartışmalar yürüterek ortak bir hareket yaratmaktı.

3 gün süren toplantıda önce gerek feminizm üzerinden, gerekse sporun toplumsal cinsiyet ilişkileri üzerinden kavramsal tartışmalar yer aldı. Bu tartışmalar, toplumsal cinsiyet, ırk ve engellilik alanlarının buluştuğu ve ayrıldığı noktaları konuşmamıza müsaade eden “kesişimsellik” perspektifiyle ele alındı. Feministin spora bakış açısı ele alınırken, bir yandan da kadın sporcuların sahada yaşadığı sorunlar konuşuldu. İkinci günün sabahında cinsiyete dayalı şiddetin spor alanlarında araştırılması üzerine çeşitli araçlar sunuldu. Öğleden sonra ise, BoMoVu’nun da dahil olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinde toplumsal cinsiyeti bambaşka şekillerde ele alan çalışmalar örnek gösterildi. Son günde, ortak bir vizyonu geliştirmek ve dayanışarak birbirimizi güçlendirebileceğimiz alanları yaratmaya çalıştık.

Bir düşünme ve çalışma aracı olarak “oyun” fikriyle kurgulanan bu toplantının devamını beklerken, sporda kadın hareketi ve mücadelesinin büyümesine eşlik etmeye devam edeceğiz.

 

//

 

In February 2019, Nil Delahaye, one of the founders of BoMoVu, attended the ONSIDE meeting organized by our supporter Women Win in Amsterdam.

The purpose of this meeting was to bring together feminists from various countries using sport as a tool for civil society and to create a common movement by conducting discussions.

During the 3-day meeting, firstly conceptual discussions took place both on feminism and on gender relations in sports. These discussions were lead with the perspective of “intersectionality”, which allowed us to talk about the points where gender, race and disability meet and separate. While feminist points of view about the sport were discussed, the problems experienced by women athletes on the field were discussed. On the morning of the second day, various tools were presented on research about gender-based violence in sports. In the afternoon, various case or struggle for women’s rights from different countries of the world, including BoMoVu, were presented and shared. On the last day, we tried to develop a common vision and create solidarity areas.

While we are waiting for the continuation of this meeting which is designed with the idea of ​​”play” as a thinking and working tool, we will continue to accompany the growth of the women’s movement and struggle in sports.